miyav!

Gizemli kedilerin yuvasına hoşgeldiniz.
Bizler uyku kedileriyiz ve birbirimizi çok severiz.
Burası iki minik kedinin yuvası.
geziler, tatiller, filmler, müzikler, şarkılar, şiirler, resimler, hikayeler...

Miyav!

Nisan 4, 2007

19 Ağustos 2008 Salı

ölüdeniz'in hikayesi


Ölüdeniz'de akdeniz, iki aşığın sonu ölümle biten sevda söylencesini unutturmak istercesine, turkuaz renkli bir mücevher gibi parıldar. Dalgaların yuvarlaklaştırdığı taşlarla dolu kıyıda, kırmızı şemsiyelerin altı güneşlenenlerle doludur. Bedenlerini güneşe bırakanların çoğu Belcekız söylencesini bilmez: “Ortaçağ'da Suriye ile Mısır'dan Yunanistan ve Fethiye çevresine mal taşıyan gemiler su tedariğini yöredeki koylardan yaparlarmış. Bu gemilerden birinin yaşlı kaptanı, oğlunu su alması için koylardan birine göndermiş. Delikanlı orada karşılaştığı Belcekız'a aşık olmuş. Yürek bu ya, Yörük kızı da tutulmuş kaptanın oğluna. O günden sonra dağların yamaçlarında oturup sevgilisinin yolunu gözler olmuş. Günün birinde, gemi açıktayken fırtına patlak vermiş. Belcekız'la buluştuğu yerleri adı gibi bilen delikanlı, dağların ucunda rüzgâra kapalı bir koy olduğunu söylemiş babasına. Oğlunun sevgilisini görmek için böyle bir şey uydurduğunu düşünen babası onu dinlememiş, kavgaya tutuşmuşlar. Babası öfkeyle oğluna kürekle vurunca, delikanlı suya düşüp boğulmuş. Tepedeki kayalıklarda onu bekleyen Belcekız, sevgilisinin öldüğünü öğrenince, kendini aşağıya atmış. O günden sonra Yörük kızının canına kıydığı koya ‘Belcekız’, delikanlıya mezar olan diğer koya da ‘Ölüdeniz’ denmiş.


metin: http://www.thy.com/tr-TR/corporate/skylife/article.aspx?mkl=887
fotoğraflar: eto&gizmo

Hiç yorum yok: